31 08 2009

...

“Korkma, üzülme, Allah seninle beraberdir!”Hani bir büyük sıkıntı anında kırılır ya, yüreğinizdeki bütün aynalar:Kırılırda hani, kırık aynalarda oynaşır ya hayalleriniz. Ümitleriniz tökezler de hani, tereddütlere düşersiniz ya kimi zaman:Çırpınırsınız... Hani çırpınırken uzanacak bir dost eli ararsınız, fakat bulamazsınız bir türlü; ve kala kalırsınız ya hani dertlerinizle baş başa, kimsesiz, dostsuz...Ozaman bilin ki Allah kimsesizlerin kimsesidir... Bilin ki Allah dosttur: "Dost istersiniz Allah yeter!" Hani en soluksuz deminizde hayallerinizin kıyısına çömelip başınız ellerinizin arasında sevginize ağıt yakarsınız ya... Hani çözümsüzlüğe çaresizliğe tıkanır da uçan kuştan teselli arar hale gelirsiniz ya bazen... Hani yıllarınızı verdiğiniz yerde soluksuz kalıp yıllara kurban olursunuz da bir türlü anlaşılamamanın hicranına düşersiniz ya... Hani kuşlar şen çığlıklarla uçup geçerken üstünüzden bir Zümrüd-ü Anka olup onlarla birlikte uçmak istersiniz ya: Uçmak değil, kendinizden kaçmak... Hani kendi garipliğinizden, yalnızlığınızdan kaçmak istedikçe yalnızlığınıza, garipliğinize saplanırsınız ya boylu boyunca... YALNIZ DEĞİLSİNİZ:Herkesin ve her şeyin bittiği anlarda da Allah var! Öyle bir an gelir ki, koca kainatın içinde ufalıp zerreleştiğinizi idrak edersiniz. Bir yanınızda acziniz, bir yanınızda za'fınız, bir yanınızda fakrınız ve dolu dolu çaresizliğinizle baş başa kalırsınız... İşte o an insanca iradenin çözüldüğü ve insanoğlunun kendinde vehmettiği gücün ayaklarına dolaştığı andır: O an gerçekten kulluk anıdır. İradeniz çözülüp kendinizde vehmettiğiniz güçler ayağınıza dolandıkça derin aczinizle birlikte kulluğunuzu... Devamı

15 08 2009

...

DAHA ZORUNU YAPIYOR!    Hz. Ali'ye:    - Allah, bu kadar insanı nasıl hesaba çeker? diye sorulduğunda, şöyle cevap vermiştir:    - Nasıl rızıklandırıyorsa öyle.    CİMRİ    Meşhur Cimri Paşa, atlarının arpa yemesi gerektiğini söyleyen seyislerine kızar ve her seferinde "Lâ havle" çekermiş.    Bir gün atları dermansızlıktan yığılıp kalınca, hiddetle sormuş.    - Atlarıma ne oldu?    Seyis, cevabı yapıştırmış:    - Ne olacak efendim, "Lâ havle" yiye yiye "Ve lâ kuvvete" oldular.    NE OLUYOR!    Mehmet Kırkıncı: "Hocam, ben namaz kılmakla Allah'a ne faydam oluyor?" diye soran birine şu cevabı vermiş:    - Senin namaz kılmamakla kendine ne faydan oluyor?    NASIL GEÇİRİR?    Necip Fazıl'a, "Allah, deveyi iğnenin deliğinden geçirebilir mi?" diye sormuşlar. "Evet geçirir" demiş. Bunun üzerine "deveyi mi küçültür, yoksa iğneyi mi büyültür?" demişler. Necip Fazıl, İlahi kudretin sonsuzluğunu ifade babında, şu cevabı vermiş:    - Ne deveyi küçültür, ne iğneyi büyültür. Gökteki yıldızları senin gözbebeğine sığdırdığı gibi, vızır vızır geçirir.    KÖŞE    Hazret-i Şems'i, konuşup nasihat etmesi için bir meclise davet etmişler. Hazret, meclise girer girmez, kapı eşiğine oturmuş. Kendisini baş köşeye davet edenlere de şu cevabı vermiş:    - Adam adamsa oturduğu her yer köşe olur ona! Adam adam değilse, köşe bile eşik olur ona!    İÇİMİZDEKİ HOROZ    Çocuk:    - Babacığım, demiş. Bana bir horoz alsan da, sabahları ötüp beni namaza kaldırsa.  &n... Devamı

03 08 2009

Yel Değirmenleri

Hayatımızda nelere öncelik tanıyoruz. Ferdiyetçi çıkarlarımız mı ön plânda yoksa Tevhidi hedeflerimiz mi? Hangi menzile doğru yol aldığımızı arada sırada da olsa oturup düşünüyor muyuz? Rüzgârın yönüne göre bazen insan yel değirmeni gibi döner durur. Hele günümüzde adım başı her yeri yel değirmenleri doldurmuş! Bahaneler zinciri uzadıkça yel değirmenlerimiz de dönmeye devam ediyor. Değirmenler döndükçe başımız döndü... İç dünyamızda çalkantılar arttıkça vicdanımızın üzerine bir set çektik. Aklımızca yaptığımız amelin doğruluğu için bir kılıf uydurduk. Eh nefsimizin hoşuna giden fetvalarda çoğalınca işimiz daha da kolaylaştı. Güya niyetimizi belli etmeden köprüyü geçeceğiz öyle mi? Bukalemunlaşarak mı geçeceğiz köprüyü? Kılıktan kılığa girip, renkten renge dönüşüp, başkalaşarak mı menzile ulaşacağız? Bu durum bana rotasını şaşırmış gemileri andırıyor. Hafif bir esintide dallarını eğen, kaypak kişiliklerle, hercai ilişkilerle, serüvencilikle peynir gemisi yürümez. Hedeflediğimiz, hayalini kurduğumuz hayatla içinde bulunduğumuz yaşam biçimi örtüşüyor mu? Hayatımızda çelişkiler zinciri olmamalı. Çelişki iç dünyamızda çatışmayı doğurur. Bu kişiliğimizi, benliğimizi zedeler. Kimse bir kişilik çatışması, bunalımı yaşamak istemez değil mi? Müslümanlık, erozyona uğramadan dik duran ağaçlara ihtiyacımız var. Giderek çözülüp, kuraklaşmaya başladık. Benliğimiz artık birbirine kenetlenmiyor, bilakis ufalanıyor. Başında kavak yelleri esen ağaçlara değil, yerinde kök salmış sağlam duruşlu ağaçlara gereksinim var. “Bu durumda başka bir yetenek gerekiyor. Bu uygarlığın sahip olmadığı bir yet... Devamı

18 07 2009

Kenti Kendinsiz Bırak!!

Açıkçası işte böyle güzel Annem!Yağmurlarda ıslanmış bir ruhun ve kalbinin ayakları prangalanmış bir garip çocuğun yanında yaşamaktayım.İşgal edilmiş bir ülke taşırım içimde.Gözlerime bak Anneee!!!Üzerime hayaller kurma olur mu?Unut torununu seveceğin güzel ve bembeyaz yarınları.Benimde bir aile kuracağım hayeller kurma Anne. Bizim aileye tesettürlü yakışır derdin...Tesettürlülerde çok değişti benim güzel annem Makyajın rengine uygun başörtüsü ya da başörtüsüne uygun renk ve biçimde kıyafet; başörtüsü modası denilen yeni moda akımına takıldılar.Bu benim gördüğüm ya görmediğim hangi akımlara takıldılar.Meydanları ihanet kokan bu karanlık çağda nasıl sana tertemiz bir gelin getirebilirim Anneee. Burada sadakatsizlikik ,yalan sevgiler var,ya doğru zamanda yanlış insan çıkıyor karşına,yada yanlış zamanda doğru insan.Ya zamana yeniliyorun yada insana Anneeeeeeee...Kentimi,sizleri,dost sandıklarımı ve çocuksu hayellerimi geride bırakıp gidiyorum.Oğlun Özkan'nın tüm çığlığı Bir yudum samimiyet,Bir yudum açık sözlülük,bir yudum sevgi,bir yudum sadakat,Bir yudum özgürlük için acımasızca harcandığım bu şehirden korkularımı alıp yanıma, ruhumun zindanından yüreğimin hücresine gidiyorum.Yani benim güzel annem Bazen bu çağa ait olmadığımı düşünüyorum.Ya da yüzlerce yıldır yaşadığımı...İnsanların gündelik telaşlarla hayatı nasıl ıskaladıklarını görüp, aşk zannettikleri basitliklerle duygularını nasıl heba ettiklerini görüp üzülüyorum...Söyle Anneee ben hangi şehrin muhaciriyim.Neden böyle düşünüyorum,yanlışmı yapıyorum anneee,Hicret bir kaçışmı yoksa,geri dönüp hesap sorma eylemimi benim güzel annemKENTİ VE S... Devamı

11 06 2008

Strese girenin imanından şüphe ederim!(UZUN AMA OKUMAYA DEGER

“Korkma, üzülme, Allah seninle beraberdir!”Strese girenin imanından şüphe ederim!       'Az' konuşan fakat 'öz' konuşan büyükler vardır. Babam da bunlardan biridir. Çok sık bir arada olamadığımız için benim için bu 'öz' konuşmalar daha kısa olur. Birkaç yıl önce öyle bir laf söyledi ki sustum kaldım. Uzun süre kafamın içinde dolandı söylediği cümle. 'Strese girenin imanından şüphe ederim!' demişti babam. Stresle ilgili kitaplar okuyan, zaman zaman 'stresle mücadele' konusunda seminerler veren biri olarak, cümleyi çok ağır bulmuş olsam bile, kafamın içinde cümle dönüp durdu uzun zaman. Yaşadığımız yüzyılın en önemli problemlerinden biri olan stres hakkında bu kadar kesin ve keskin bir ifade duymamıştım. Geçen yıl memlekette bir arkadaşla otururken hayatın sıkıntıları ve zorlukları konuşulmaya başlanınca bende kendisine stres ve stresle mücadele hakkında bildiklerimi anlatmaya başladım. Arkadaşım da benimle birikimlerini paylaşıyordu. Bir ara babamın söylediği 'Strese girenin imanından şüphe ederim!' lafını attım ortaya. Arkadaşım 'doğru bir cümle' dedi. 'Hatta bir insan stres yüzünden hasta olursa Allah o insana bunun hesabını bile sorar' dedi. * * * * * * * * *Stres, halkın bildiği ve kullandığı anlamıyla, sıkıntıları kafaya takmak demektir. Sıkıntılar insanı mutsuz ediyor. Mutsuzluk insanı hasta ediyor. Kimisi hastalıklarla mücadele etmekten yoruluyor. Mutsuz ve hasta oluyor. Kimisi ailesiyle problemler yaşamaktan bunalıyor. Kimisi çocuklarıyla baş edememenin sıkıntısını yaşıyor. Kimisi maddi sıkıntılarla boğuşuyor. Kimisi çevresindekilerin kendisini anlamadığından dert yanıyor. Kimisi bir sevdiğini toprağa verince hayata küsüyor. Hayatta insanı strese sokan o kadar çok şey var ki. Herkes kendisine dert ed... Devamı